ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA

İstanbul Kent Araştırmaları’nın 17.Semineri Gizem KONAK İRKİT’in Sunumu ile Gerçekleştirildi

23.09.2021

İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından düzenlenen "İstanbul Kent Araştırmaları" seminer serisinin on yedincisi 22 Eylül 2021 tarihinde çevrim içi olarak düzenlendi. Bölümümüz Araştırma Görevlisi Ayça ÇELİKBİLEK’in moderatörlüğünde gerçekleşen seminere Yüksek Şehir Plancısı Gizem KONAK İRKİT  konuk oldu. KONAK İRKİT, "Beyazıt Meydanı'nın Kentsel Arkeoloji Kapsamında Değerlendirilmesi" başlıklı çalışmasını sundu.

KONAK İRKİT sunumuna ‘kentsel arkeoloji’ kavramını açıklayarak başladı. Kavramın hem şehir planlama hem de koruma planları için önemine dikkat çeken araştırmacı, kentsel arkeoloji çalışmalarının kentlerin geçirdiği süreçlerin mekânda yarattığı değişimleri katmanlar halinde izlemeyi sağladığını belirtti. Araştırmacı tarih boyunca fiziksel, sosyal ve kültürel değişimlere ayak uydurma kabiliyetinden ötürü Tarihi Yarımada ve Beyazıt Meydanı´nı çalışma alanı olarak seçtiğini ifade etti. Kentsel arkeoloji çalışmalarının araştırma, belgeleme- sunum ve değerlendirme olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu belirtken araştırmacı, özellikle değerlendirme aşamasının kentin geçmişi ve geleceği arasındaki ilişkiyi kurmak için önemli olduğunu vurguladı.  KONAK İRKİT çalışmasında kentsel arkeolojik alanları korumanın güçlüklerinden bahsederken, kent planlamanın sürece başından itibaren entegre olmasının önemine de değindi. Beyazıt Meydanı’ndaki değişimleri Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri kapsamında inceleyen araştırmacı bu değişimlerin kaynağında sosyal, kültürel ve siyasal etkenlerin izlerinin önemli bir yer tuttuğunu dile getirirken, mekânın kentsel arkeolojik alan olarak kabulünün envanter ve haritalama çalışmaları için bir başlangıç olacağını söyledi. KONAK İRKİT, alanın geçirdiği sosyal, siyasal ve ekonomik dönüşümün incelenmesi ihtiyacına ek olarak, planlama süreçlerine planlama birimleri kadar kentlilerin de dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Sunum sonunda kentsel arkeolojiyi de yakından ilgilendiren tesadüfi buluntu prosedürleri ve İstanbul´da sonraki dönemlerde kazılmak üzere bırakılmış alanların varlığı tartışıldı.